1 Mart 2016 Salı

yankısı geri dönen öfkenin şiiri

               

   

  2015’te İzdiham Yayınları’dan çıkan şair Süleyman Unutmaz’ ın    ilk  şiir kitabı Fena , konuşan bir şiirdir. Konuşma,  şiirin en modern halini ve gelenekten  beslenen kimi söyleyiş özelliklerini  içine alarak oluşmuş olduğundan iyi bir şiir dinletisi havası vermektedir. Kitabın da ilk şiirlerinden biri tam bunu örneklendiren bir coşkuya sahiptir.Bu coşku ,şairin sinemadan ve müzikten çokça beslendiğinden  ileri gelmektedir.Müziğin sözle buluşması ,dalgalanmaların ,tonun çok değişmesi  bunun  en büyük göstergesidir.Güzel sanatların  buluşma  noktasıdır Fena.Aynı zamanda tasavvufa yaklaşan ama Bektaşilikteki gibi ,Tanrıya modern bir şathiye ile yönelme havasındadır.
      
    Şiirin yapı örgüsü şiirin kime ait olduğu hususunda yeterince özgündür. Bu taklitten uzak şiir çağdaşlarının içinde yerini ayırıyor şairin. Kimi mısralar ikinci yeniyi ,kimi mısralar halk şiirinin epik ve lirik anlatılarını anımsatsa da bütün bunları harmanlayan şair beslendiği  geniş yelpazeyi kendi süzgecinden geçirerek  şiirini kurmayı başarmıştır. Günlük konuşma dilini modern şiire aktaran  şair bunun bilincinde ve bu akışa kendini bırakmayı doğru bir yol olarak gördüğü kitabın geneline bakılarak anlaşılmaktadır. Kitabın ilk bölümüne baktığımız zaman şiirlerin hep coşkuyla yazıldığı ,bir defada yazıldığı izlenimini vermektedir.Bu kimi şairleri kimi zaman sıkıntıya soksa da Süleyman Unutmaz için bu fazla formu bozacak kadar  bir kusur  oluşturmamıştır.

“Bir Şiire Krallığım!

En zoru cumartesi sabahlarıdır bilir misiniz?
Noktalama işaretleri bile soğuktur soğuktur soğuktur
İlktir sabah sabah bir şiirin beni  iğfal etmesi
Sıkışmış bir insanlıktan
Çatlayan kemiklerden bilirim
….
      Şiirin  bu bölümünde şairin kelime seçişindeki özen /özensizlik kişisel bir karardır. Bazılarımız burada “soğuk “kelimesini tekrar etmez ya da “iğfal etmek” sözcüğünü  şiirsel ifadeye uygun görmeyebiliriz. Şaire  göre şiire konu olacak bir şey yaşanmış veya hissedilmişse bu o andaki kelimeleriyle şiirini oluşturmalıdır.
      
   Şairin gündelik hayatı ve konuşma dilini şiire taşırken dikkatimizi çeken bir diğer husus özel adların epeyce  yer almasıdır. Örnek verecek olursak:
       




  Çöl Saati bölümünde özellikle çok fazla geçiyor.( Michelangelo,Musa,Makedonya,Orphaned Land,Abdülhak Şinasi Hisar,Yahya Kemal (hem asıl adı Ahmed  Agah),Selim İleri, Süleymaniye Camii,Erkan,Mesnevi,Mustafa Kutlu,Divan Yolu,Çorlulu Ali,Üç İstanbul,Oğlak Yayınları,Mavi Marmara,Risale-i Nur,İsrail,Filistin,Cola Turca,Numan Kurtulmuş,Başakşehir,İsmet Özel,Clint Eastwood,Michigan,Amerika,İsa,Gran Torino,İbn-i Arabi,Şems,Zarifoğlu,Kurtuba,Arjantin,Sevim Burak,Gogol,Oyunlarla Yaşayanlar,İstinye Park,Tebriz,Horasan,Fatih,Üsküdar,Eminönü,Allah,Ebu Zer…)
      Gibi sürüp giden özel isimler, şairin hayatının içinden geçen, şiiriyle bir şekilde buluşup dizelere giren ve şiirlerin iskeletinin oluşmasında şaire kolaylıklar ve uzak göndermeler imkanı sağlayan bir niteliktedir , diyebiliriz. Bazen tek bir özel isim bile bir şiirde mısra olmaya yetebilir.Bana göre “Ebu Zer” ya da “İstinye Park” tek başlarına birer  mısradır.
         Kitabın ilk şiiri Münacaat ve diğer şiirlerde sıkça rastladığımız temalar ; Doğu-Batı çatışması, şairin dünya düzeniyle karşı karşıya gelip yaptığı savaş  ,Allah karşısında sorgucu ,anlamaya çabalayan dik duruşu ,kendi yaşadıklarıyla  toplumun yaşamı arasındaki çelişkiler,insan’ın çözülemez yapısı ve arzulardır.Münacaat ‘ta Ziya Osman Saba’daki  teslimiyet varken , bu diğer şiirlerde yerini kimi zaman isyana,kimi zaman aşırı sevgiye, sınırları aşan bir samimiyete dönüşüyor.

Kapital
Bir de Allah Bir olur yalnız uçurumlarda
Yalnız
Uçurumlarda

Bir Şiire Krallığım
Nasılsın Tanrım?

       Bana göre dil ve anlatım yönüyle dikkat çeken şiirler ile temaları yönüyle dikkat çeken şiirleri ayrı ayrı okuyup değerlendirmek gerekir.
       
  Dil ve Anlatım yönüyle dikkat çeken şiirler: Levha,Teyakkuz,Hasbelkader,Kürt vb. Ben oyumu bunlardan yana kullanırken diğer şiirleri de  ara sıra okumadan geçemiyorum .
    
    Süleyman Unutmaz şiiri, sesiyle kendini ve okuyucuyu boğmayan, Türkçenin olanaklarını iyi değerlendiren, gelenekten beslenen ama modern çizgileriyle çağını kavramış  bir şiir olarak, ilk kitabı Fena ile kayıtlara geçmiştir.

Fena , Süleyman Unutmaz ,İzdiham Yayınları, 2015.

adem yazıcı
dergah 312, şubat 2016



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder