22 Nisan 2026 Çarşamba

GECENİN BEYAZI

     


Bugün yollanıyorken bir gurbete yeniden

Belki bir kişi bile gelmeyecektir bize.

Bir kemiğin ardında saatlerce yol giden

İtler bile gülecek kimsesizliğimize.

                                                                                                                         Yolların Sonu

                                                                                                                          Atsız



Yüzümü yıkadım. Gözlerim yeşil yeşil parladı. “Ne kadar yakışıklıyım.” dedim kendime. Kimsenin görmediği bir yakışıklılık. Gecenin ortasında kendi kendime yakışıklıyım. Sakalsız, uzun saçlı, gözleri güzelce parlayan bir yüz. “Bunu yazsana.” dedi o olmaz olasıca ses. “Bunu da yazsana.” diye ekledim ben de. Yakışıklı oluşunu kimse görmeyecek nasıl olsa, bunu yaz. Seni görüp de sana âşık olacak kimse yok etrafında, bunu yaz. Aynaya baktıkça bir mutluluk, huzur doldu içine, bunu yaz. Hep yazmadın mı zaten? Bunu da yaz! Başka neye yarar bu? Yine fotoğrafını çektin yüzünün ön kameradan ve yine aynadaki gibi güzel çıkmadı. Gittim tekrar baktım aynaya. Kendime güvenim geldi. Kameraya bakmamaya karar verdim. Kanım hızlandı, farkındayım. Bunları yaz. Kendi kendini mutlu ettiğin anlardan birindesin yine, bunu yaz. Bütün bunlar sen yaz diye oluyor. Hayata damlamayan bu parıltılar, bu yaşam parçacıkları bir müddet havada uçuşup yok oluyorlar. Ama yazınca sabitliyorsun. Zapt ediyorsun. Bu tek kişilik hayat sen bunları yazasın diye var. Kendini yaz ve en çok kendine. Hayal gücü kıtlığını kendinle doldur. Hayal kahramanısın kendinin. Bak yazdıkça bir şeye benzemeye başladılar. Derli toplu bir yazı, anlatı, öykü. Şimdi yaşadığın o aynalı anlar mı gerçek bu yazdıkların mı? Yaşadığın yok oldu gitti, hatırlanmazdı yazmasaydın. Yazdın ve artık var. Hep var olacak. O kadar şey kaçırdın ki hayattan, o kadar dışındasın ki sokakların ve her şeyin, yazmasan kim anlayacak yaşadığını? Bunları yaz!


...........


1 Nisan 2026 Çarşamba

ÖNE ÇIKAN HİKÂYE


 


Severek ayrılan nasıl iyileşir

Yazmıştım gugıla Hızır umarak

Yanıtlar çetindi – elde var zehir

Mumlar iyileşir mi ki yanarak?


Çöpleri boşalttım biraz yürüdüm

Her adımda kendimi unutarak

Şarkılar eskidi - tesellisizlik

Yerleşti yüzünü hatırlatarak


.........


30 Mart 2026 Pazartesi

AHLAK NEDİR?

 



Bunun vcd'sini defalarca sorduğum günler ( 22 sene önce) aslında çok güzel günlermiş. Sonra sonra "bilmek'ler" her şeyi zehirledi. Ben artık gülüşü susturulan, düşünürken de "çık buradan!" ihtarıyla orada da kalamayan yarım yamalak bir adam oldum.

17 Şubat 2026 Salı

beni bir kere dövdüler

                   




beni bir kere dövdüler çok gözlüklüydüm
daha bere giyiyordum bıyıklarım da duruyor
büyükdere’de dövdüler emirgân ve birileri
geceleyin dövdüler dişlerimi tükürdüm

emirgan’la aramız çok eskiden beri yok
niye ölmedim diye bana bozuluyor
ötekiler şurda burda azar azar gördüğüm
çakıdan bozma itler sustalı birileri
fakat çok fena dövdüler size ne söylüyorum
bir vakit omuzlarım tutmadı dişlerimi tükürdüm

boşyerlerime vurdular yumrukları duruyor
gecenin bir saatinde gizlice kustum
bir böcek yürüyordu boynumdan içeri
burnum mu kanıyordu ağlıyor muydum
büyükdere’de dövdüler emirgân ve birileri
ayıran eden çıkmadı susadım su veren yok
kavgalı olmasaydık belki seni düşünürdüm
çocuk sıcaklığına sığınıp uyumayı
omzum bir vakit tutmadı dişlemi tükürdüm

fakat çok fena dövdüler size ne söylüyorum
daha bere giyiyordum bıyıklarım da duruyor
hiç kimse o halimde görsün istemiyordum
eczane aramak filan aklımdan geçmedi
sıcak bir şeyler içmek otelde motelde
kavgalı olmasaydık belki seni düşünürdüm
dağıtılmış suratımı avuçlarına saklamayı
ağlamayı düşünürdüm kim bilir belki de
bir vakit omzum tutmadı dişlerimi tükürdüm

beni bir kere dövdüler çok gözlüklüydüm
daha bere giyiyordum bıyıklarım da duruyor
büyükdere’de dövdüler emirgân ve birileri
senin için dövdüler dişlerimi tükürdüm


attila ilhan

adım



Adım neye verilir

Evlere -- ilerde

Kalmaz böyle evler

Boşlukta şiirlere verilir.


Adım nereye verilir

Sapa sokak kenar bir mahallede

Bana benzer

İyidir.


Adım kimlere verilir

Yok erkek evlâdım

Bu soy benimle biter

Geçmişlere verilir.


Behçet Necatigil

15 Şubat 2026 Pazar

musalla taşında açan gül

 





Yağmur bu kadar inceyken

Ağır açan bir gül kadar hafifken merhamet

Ölüm çok ağır Allah'ım

Ölüm çok ağır, affet.


Hafiften bir yağmurla Allah'ım

Musalla taşında bir gül kıl beni

Usulca bir güvercin

Kaldırsın ince kırmızı giysilerimi.


İznin olursa açılsın kuş dili

Söyleyiversin ince naif şarkılar

Zamanın süzgecinden geçen bedenimi

Dağıtıp savursun ruhumla birlik rüzgar. 



Hüseyin Atlansoy 

14 Şubat 2026 Cumartesi

HİCRETİN 1429. YILI



Benim çocuklar 4/B ile yaptıkları maçın son iki dakikasına 3-2 önde girdikleri halde iki dakikada iki gol yiyip maçı 4-3 kaybediyorlar gri ve soğuk gökler altında. Çok uğraştılar, ama yenildiler. Yenilgiyi kabullenemeyenlerin yüzlerindeki güzel kederle ayrıldılar sahadan.5/B’ye de 2-0 yenildiler bir önceki maçta.Hiç bir maç bana onları izlemek kadar keyif vermiyor.Bu yıl ve geçen yıl futbol turnuvasında şampiyon olmuşlardı.Onları diğer sınıflar da tanır.Ve onları yendiklerinde neden çok sevindiklerini anlayabiliyorum.İyi ve sağlam, futbolu şimdiden bilen bir takımı yeniyorlar.Saha kenarındaki tüm çırpınmalarım mağlubiyeti engelleyemiyor.Üzgünüz.Ama bu yenilgi bile bana başka türlü görünüyor.Bana benziyorlar yenilirlerken.Onları bu yenilgiden sonra daha çok seviyorum.Kendimi de o maçta görmek mübalağalı görünebilir.Ama biri de böyle bakmalı olup bitene.

                                         

                                             ERKAN

                               KADİR BERKAY MALİ

                                             TAMER                                                          

                               FURKAN             ENVER

                                              MEHDİ

                                             AHMET


Hiçbir mağlubiyeti hazmedemiyorlar. Bu hazmedemeyişlerindeki öfkeyi yontmak istemiyorum.Yenildiklerinde çamur yapıp sağa sola sataşmıyorlar.Ama hırslarından ağlayanı,birbirine kızanı,başı önde sinirle sahadan ayrılanını görmek hoşuma gidiyor.Çok güzeller.Hırsla oyuna asılıyorlar.Bir vakitler ben de öyleydim.Kendilerinden geçerken yüzlerindeki ciddiyet onları gözümde büyütüyor.Ve bu 4-3lük yenilginin burukluğuyla kalıyorum.Gökyüzü çok uzaklarda bu hatırayı belleğine alırken biz yeryüzünde hayatlarımızın bir parçasını daha kaybetmenin şiiriyle, çocukların yüzünden bana düşen hüzünle ve bunlarla yapayalnız…


...............


10 Şubat 2026 Salı

AŞ(K) ŞİİRİ


 

Sen hüzne güzelliksin fotoğrafta

Dilini kaybeden şarkılar sensin

Bir gece uykuna yağmur yağarsa

O yağmur bendendir ıslansın sesin


Senin gözlerinde benden bir şey var

Ne kadar bakarsam o kadar bensin

Aş şiiri ara desem kendime

Baktığım her yerde görünmeyensin


...........


1 Şubat 2026 Pazar

SIFIR EMPATİ


........


it yününden kesilmiş hırpani kumaşımla

dikiş dikiş kanadım -yozdular yabandılar

red meseli divitler karadut ağaçları

içip içip kanadım kavdılar kabuktular


.......