11 Ekim 2026 Pazar

ne anladık

 



Bazı zulümler bir tayın doğrulması kuru otlardan

bir samanlık yangını bazı zulümler

su sesini yolcu sanan Adilcevazlı çoban kızın

masmavi kirpiğidir bazı zulümler, gizli bir ovayı

dağılan bir suskunluk olarak takmış göğsüne,

kör bir istasyon şefinin öğle uykusudur bazı zulümler

çağlayanlar, gözeler, ırmak boyları, yıkık bir sanatoryum


tipide donmuş bir köy öğretmeni, terekesi yalnızlık ve keder

yaprakla dolar kapılar önü, üç kişi çıkar sabahla evden

bir tabut, bir takunya, bir sarık

ayaklarına mayınlar giyinmiş köylüler

tanrıdan çok gökyüzüne inanan, sütle boğulmuş bebe

Gediz pazarında çocuklarını yitirmiş bir kadın

gözleri kıyıya vurmuş iki gemi iskeleti


Evler dağılır, karteller, üniversiteler, pazar yerleri

her yerde alışıldık bir korsan baskını

her şenlik, bir yas günü doğuda ve batıda

fenerler, hamayıllar, kınaçiçekleri,


vurulmuş üç jandarma, üç kaçak

boynuzlarında göller büyüten bir geyik

durur eski bir çarşı izni gibi tedirgin

mektuplara pul diye yapıştırılan kardeş ölüleriyle 


seviyorum seni dersiniz, aşk, o bizim yaralı, küçük hayvanımız

seviyorum seni, nasıl söylerse şimşekler şarkısını

nasıl taşırsa kırlangıç, yavrusunu hırçın bir alışkanlıkla

nasıl girerse odalara gün ışığı, karıştırmak için kitaplarımızı

ışıtmak için kararıp duran küskün kalpleri

aşklar ki yemyeşil bir aydır,


pencereye pervaz ruha merdiven

zulümdür onlar da hiçbir şey bizim değil


şimdi bazı zulümlerdir herkese kalan

onlar ki bir saat gibi işler şuracıkta

içimizde, derimizin altında, bir akşam yemeğinde,

bir garson gelir incelikli, tepsiler dolusu zulüm

birden kararır ortalık masalar, vazolar, umarsızlık gülleri

ne anladık kimleyiz bir kadın,


köylüler, öğretmen, istasyon şefi

bebek, garson, sığırtmaç, üç jandarma, üç kaçak


ne anladık zulümden başka dünyadan


Mustafa Köz

32. balina: brendan fraser: hak edilmiş bir oscar.