3 Ocak 2018 Çarşamba

PİYANONUN BAŞINDA TOLSTOY SONUNDA BEN


5. Tolstoy o sabah hiç uyumamış gibi uyandı. Köylü gömleğini asık ama bilge yüzüyle sırtına geçirdi, sırtıma geçirdi. Sabaha baktı, yaşıyor olmanın bütün yükleriyle doluydu Tolstoy ama sabah hafif ve kuşların hatırasından ibaretti sanki. Tütünü boşladığından beri daha zinde buluyordu duyuyordu kendini. Kuvvetli. Kemerine avucunu geçirip gerindi. Merdivenleri yaşına göre hızla inip ahıra gitti. Atının alnını okşadı ve ona sevgi sözleri söyledi. Eyeri atın sırtına koydu ve atına atlayıp sabaha karıştı.

Kısa süre sonra ormana dalmıştı. Ağaçların kutsal kokuları, nemli kuru yapraklar, hayvanların güzel sesleri sakallarını okşayarak atını koşturuyordu. Gittikçe hızlandı. İÇİNDE piyano seslerine yazdıklarının feryatları karışıyordu. "Rusya" diyordu kendine "Rusya ana! Oğlunu bağışla."

Yasnaya Polyana bakışlarından uzaklaşırken dönüp baktı. Kitabının bir sayfası gibiydi çiftliği ve sanki şimdi ona baktıkça yazıyordu onu, bir daha, bir daha, bir dağa. HEP bir şeyin eksik kalacağını bilmenin bilgeliğiyle koşturdu atını ve rüzgâr beyaz gömleğini okşadı durdu. Yeniden dünyaya gelseydi, bu yaşına yine aynı yollardan geçip gelir miydi?

ELBETTE!
............................................

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder