27 Aralık 2017 Çarşamba

KIŞ MEKTUBU

          

"Toprağa bıraktığımız dostumuz Stephan Mihayloviç’in sağlığına içelim!"      
   

  Pasajın uzunluğu yüz nefes. sonunda yeşil bir dal.grinin hakimiyeti şehrin metalik ruhuna uymuş.Ahmet Haşim de böyle ücra lokantaları severmiş.eski ve sıradan bir taşra lokantası.acıkmak da eski bir adet çünkü.ortalığı süslemenin alemi yok.yapmacık nezaketin alemi yok.soğuk gözlerle etrafıma bakıyorum.siirtlilerin kahvesini soran adamı izliyorum göz ucumla.onlar o kahvede birbirlerine iyice sokulup konuşacaklardır.bu arada şu an dinlediğim Rahmaninov’un 2.piyano konçertosunun ikinci bölümünün sonu enfes.insanların aynı anda hep birlikte ve sessizce ölümü tercih etmelerini anlatıyor sanki.öyle ki ölüm güzel duruyor o seslerde.

   Kış mevsiminde piyano sesleri saklıdır.ya da besteciler karın yağışını ve sonrasını anlatabilmişler.van.daha da soğuk olsun diye dinledim bu sesleri. yüzüne yakışıyordu da sesler.soğuk sesler.yüzüne kar iner gibi iner gibi iner gibi.sarı saçları bazen daha bir parlardı.daha bir uzardı ayaklarıma dolanıp beni tökezletene kadar.bazen saman sarısı olurdu.sokaklar elverişsizdi sıcak hatıralara.ama kar altında yürürken görmedim onu.ben onu seversem ve konuşamazsam bir de kar yağarsa daha ötesi ahiret.zaten ben daha da yalnız kalayım diye dokunulmaz güzelliklerle doldurdum odalarımı.kitapların hükmü ortadan kalkınca üstüm başım piyano sesleri.her yer aynı.bakışlarım değdikten sonra her yerde soğuk bir yüz.ama onun sesi de kış gibiydi.sesinde bile o uzak aşklar o buzdan hançerler.bu karşılaşmaların bir amacı var mı.kar buz tutmuş camlarda soğuk gülümseme.kendine bakmanın en kısa yolu.sobanın sesi ve odada raks eden dervişler.bazen her şeye hayret ediyorum.ölürken bunları hatırladığımda aynı dilsiz hayret aynı neden sorusu.çünkü güzellik beni hiçbir yere götürmedi.hayat tam ortadan ikiye bölünmüş bir yer olarak kaldı.sustuklarımın telaşı hep çizginin benden tarafına düşürdü gölgesini.

  Annemin balkonunda sigara içtim. Turgutlu beni iyi tanıdığı için boğmaya başladı.bu yazıları düşündüm.her gün her şeyi düşündüm.her gün aynı şekilde mutlu ve mutsuz oldum.sinirlendiğimde aynı tesellilerle avundum.orada değildim ve yalnız da değildim.burada değilim ve tek başıma da değilim.

Her şeyin tam ortasından konuşuyorum.

Uzun sürmüş bir yalanın merhametli gecesine uzanıyoruz.

Benden başka herkesin haklı çıkacağı bir hayatın keskin baKIŞları üzerimizde.

29.Ekim.2008        

              

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder