21 Nisan 2017 Cuma

BÜYÜK HARFLER



Şimdi ben bazen normal hayatla yolda göz göze geliyorum. Birbirimizi görmezden gelmediğimiz zamanlarda hafifçe selamlaşıyor ve Faulkner hakkında susuyoruz. Yazarı tarafından kollanan bir roman kahramanı olmadığım için yazdığımı risklere bata çıka sahneliyor ve hayatın tam tersine teslim oluyorum. Ölüm değil o, daha beter. Sahne dediysem her şey yüzümde başlayıp bitiyor. 

Fotoğrafı Allah çekti bence.

Geniş bir yolda yürüyoruz, ölüm bir adım geride, ölüm bir adım ötede. Kimin umurunda. Dünyanın bütün orospu çocukları, birleşin bir leşin etrafında. Şiir için hayatımı harcadım diyeceğim, abartıyorsun diyeceksiniz. Ama doğru, şiir için hayatımı harcadım.

Peki şimdi ne yapacağım?

Buraya içimi döküyorum ve görüyorum ki dökülecek bir iç kalmamış. Düşün, hava güzeldir ve taşrada bir saklı yerde bir kulübe kenarındaki bir avuç çimenlikte iki kişi sehpanın etrafında çay içerler. Mümkünse yol kenarı olsun ve vızır vızır araçlar geçsin yoldan ama bizim iki kişi sakinlikleriyle manzarayı dengelesinler. Bak Allah sana kelimeler vermiş. İşte sen o yolsun, o yol kenarısın, o çimenliksin, o sehpa ve o iki kişisin. Ama daima o iki kişiden ikincisisin de.

Ne yapıyorsun Süleyman tuşlara basıp ciddiyetle?
Büyük harflerden bir sığınak, siper.

Gece kelimelere ait
Gündüz cümlelere

Bu gün de yandı bitti kül oldu

2 yorum:

  1. Yazmasaydım çıldıracaktım demiş ya yazar
    belki aynı duygudasınız. bence yazıp iç dökmeye devam. yazmakta bir çeşit varolmak bence. okumakta kendi
    yaşamına şahitlik aramak gibi sanki. ikisi de gereksinim.

    YanıtlaSil