14 Aralık 2014 Pazar

UZAK ODALARDA




Adam ölür.

Adam hiç ölmeyecekmiş gibi ölür.

Bir bardaktan çaydan ölür adam baktığı duvardan ölür tuttuğu elden öptüğü dudaktan ölür.

Hiç ölmemiş gibi ölür adam ve bir daha asla ölmeyecekmiş gibi ölür.

Baktığı gözden gözbebeğine saplanan iğnelerle ölür.

Kendine ölür.

Allah çarpsın ki ölür.

Çoşkusunda ölür yalnızlığında ölür ciğerine saplanan notalarla ölür

Kandilli’de çatılar ayaklanır ağaçlar devrilir bundan.

BİR KAĞIT ATEŞ BİR DUMAN GRİ BİR MAVİ SOLUK BİR ADAM DEVRİLİR CÜMLEYE ALEME
BİR KEDİ KÖR BİR SOKAK DİLSİZ BİR ALLAH UZAK
BİR ŞEHİR SAHTE BİR GÜNEŞ TUNÇ BİR KADIN BÜYÜR

BİR GECE soğuk havada içilen
sigaraların hatırına efkarlanmak gibi

Kirli bir evde yalnız kalındığında ütü masasının üzerinde unutulan bir kitaba göz gezdirmek gibi

Kesilen bir şarkıdan damlayan kanı yüzünde buluvermek gibi

Çalan telefondan korkmak ve telefon etmeye korkmak gibi

Avluda yaprakları önüne katıp sürüklemek gibi

Yazarken kendini izlemek gibi

Çöp poşetlerini kapıya bırakmak gibi

Tramvaya bakarken yorulmak gibi

Aldandığın fotoğraflar senin de katilin oldular gibi
                
PARİS’İN ARDUVAZ ÇATILARI YA DA…

1 adet siyah eşofman

Soğuk havaları bakışlarınla okşa. Küçük yüzlerine maharet sığdırmaya çabalayan acemi tezgahtarlara azami nezaket göster ve sorular sor. Kabinin kapısını iyice kapat. Mümkünse yüzünü görmeden aynaya bak. Sonra bu olmuş mu, sonra mezarlıklar büyür mü…

5 adet çorap

Kuyrukta ciddiyetle dört büklüm ebeveynlerle hizalan. Ürünün etiketini okut ve yürü. Yıllar öncesinde kalmış bir çay ocağında çay iç ve masanın pis oluşu usuldendir de.

5 adet sivit, uzun kollu: vişne, siyah, lacivert, mavi ve gri.

Sonra renk seçiminden mukadderat okumaları yap.

1 adet pantolon

Cuk diye oturunca bu zahmetsiz alışverişe sevinir gibi yap ve bunun anında yakışıp alınıvermesi de iyi oldu rahatlığına saklan bir süre. Nasıl olsa akşam hepsini yargılayacaksın.

Filtreli kahve

Ömrümün bundan sonrasını şiir yazmayarak ve yazdığım şiirleri okuyarak düşünerek yayarak ve ölerek geçirmeyi hesaplıyorum.

Her cümle

Her cümle yargı dolu. Her cümle sinsi. Her cümle oyunbozan. Her cümle şiire düşman. Her cümle sevgililik. Her cümle beni korkutsa da onarıyor.



El eyleminin ötesindeki bütün neticelerine neyse ki yabancı değilim.


Kar yağan bir evde sobayı yakar yakmaz ısınmak gibi

Peygamber devesinin dişisi erkeğini yerken sevişme esnasında, ürpermek gibi

Yüz göz olduğun aynalar kırılıp yüzüne fırlattıklarından cam kesiği oklarını

Bir ölünün hatıra defterinde kendi hayatını okumak gibi.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder